Maraş Katliamı’nın Üzerinden 46 Yıl Geçti

Maraş Katliamı’nın Üzerinden 46 Yıl Geçti: Acı Hâlâ Taze, Yüzleşme Bekleniyor

Tarihler 19 Aralık 1978’i gösterdiğinde, Kahramanmaraş’ta başlayan ve bir hafta boyunca süren olaylar, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal tarihini derinden sarsan bir katliama dönüştü. Alevi ve sol görüşlü vatandaşları hedef alan saldırılar sonucunda sadece can kayıpları yaşanmadı; binlerce insan doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Olaylar, 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden yolun en önemli kilometre taşlarından biri olarak tarihe geçti.

Bir Provokasyonla Başlayan Kıvılcım

Olayların fitili, 19 Aralık gecesi şehirdeki Çiçek Sineması’na, o dönem milliyetçi bir filmin gösterimi sırasında atılan düşük tesirli bir patlayıcıyla ateşlendi. Herhangi bir can kaybının yaşanmadığı bu olayın ardından, şehirde kulaktan kulağa “Komünistler cami yakıyor”, “Aleviler Sünnilere saldırıyor” şeklinde asılsız dedikodular yayıldı.

Bu provokasyonların ardından tansiyon hızla yükseldi. 21 Aralık günü iki öğretmenin öldürülmesi ve cenaze törenlerinin saldırıya uğramasıyla olaylar kontrolden çıktı. Şehirde önceden tespit edilerek kapılarına kırmızı boyayla çarpı (X) işareti konulan Alevi ve sol görüşlü vatandaşların evleri ile iş yerleri kuşatıldı.

Vahşet Günlerce Sürdü

23 ve 24 Aralık tarihlerinde saldırılar, insanlık dışı bir vahşete dönüştü. Kadın, çocuk, yaşlı ayrımı gözetilmeksizin insanlar evlerinde, sokaklarda linç edilerek öldürüldü. Güvenlik güçlerinin olaylara müdahalede yetersiz kaldığı veya geç müdahale ettiği iddiaları, o günden bugüne tartışılmaya devam etti.

Dönemin tanıkları, saldırganların organize bir şekilde hareket ettiğini, dışarıdan şehre getirilen grupların olaylarda aktif rol oynadığını belirtti.

Rakamlarla Maraş Katliamı

Olayların yatışmasının ardından ortaya çıkan bilanço korkunçtu. Resmi verilere göre:

  • 111 kişi hayatını kaybetti (Resmi olmayan kaynaklara göre bu sayı çok daha yüksek).
  • 1.000’den fazla kişi yaralandı.
  • 559 ev yakıldı.
  • 290’a yakın iş yeri tahrip edildi.

Katliamın ardından Kahramanmaraş’ta yaşayan Alevi nüfusun yaklaşık %80’i şehri terk ederek büyükşehirlere veya yurt dışına göç etmek zorunda kaldı. Bu durum, şehrin demografik ve kültürel yapısını kalıcı olarak değiştirdi.

12 Eylül’e Giden Yol ve Sıkıyönetim

Maraş Katliamı, Türkiye siyaseti için bir dönüm noktası oldu. Olayların bastırılamaması gerekçe gösterilerek, 26 Aralık 1978’de Kahramanmaraş da dahil olmak üzere 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Bu süreç, siyasi istikrarsızlığı derinleştirdi ve nihayetinde 12 Eylül 1980 askeri darbesine zemin hazırlayan en önemli olaylardan biri oldu.

Dava süreci 1991 yılına kadar devam etti. Toplam 804 sanık yargılandı; 29 idam, 7 müebbet ve yüzlerce hapis cezası verildi. Ancak idam cezaları uygulanmadı ve 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu değişikliği ile cezaevindeki hükümlülerin neredeyse tamamı serbest bırakıldı. Dosyaların içeriği ve “devlet sırrı” kapsamındaki belgeler ise yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Talepler Değişmedi: “Utanç Müzesi Yapılsın”

Katliamın yıl dönümünde Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve çeşitli sivil toplum kuruluşları anma etkinlikleri düzenliyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da mağdurların ve demokratik kitle örgütlerinin talepleri ortak:

  1. Devletin Resmi Özrü: Devletin katliamdaki sorumluluğuyla yüzleşmesi ve resmi olarak özür dilemesi.
  2. Arşivlerin Açılması: Olayların arkasındaki gerçek faillerin ve planlayıcıların ortaya çıkarılması için “devlet sırrı” niteliğindeki belgelerin açıklanması.
  3. Utanç Müzesi: Katliamın sembolleşen noktalarının veya belirlenecek bir alanın “Utanç Müzesi”ne dönüştürülerek toplumsal hafızanın canlı tutulması.

Maraş Katliamı, sadece geçmişte kalmış bir trajedi değil; Türkiye’nin demokratikleşmesi, toplumsal barışı ve bir arada yaşama kültürü önündeki en büyük sınavlardan biri olarak güncelliğini koruyor.

Sevginizi Paylaşın
Dogan Büyükbaş
Dogan Büyükbaş
Makaleler: 46